Murat Belge: Hrant Dink’in Cenazesi

18 02 2007

Murat BelgeBizi buraya Hrant’ın acısı getirmişti. Ama şimdi, çok tuhaf bir şekilde, bu acıdan bir olumluluk doğuyordu. Adını koyamayacağım bir şey bu: acıyı yok etmeksizin ondan üreyen ve onun yanında duran bir şey: ‘sevinç’ desem, o değil; bir coşku, şüphesiz.. belki bir güven duygusu. Sonuçta, yalnız Hrant’ın başarabileceği bir şeydi bu. Onu vuranlar böyle bir şeyi akıllarından geçirmiş olabilirler mi? Sanmıyorum. Bunu daha önce de söylemiştim. ‘İnsanın fazileti’ gibi ‘faktör’, onların hesapları içinde yer almaz. Onların yatırımı, insanın sefaletinedir. Zaafa, korkuya, boyun eğmeyedir. Her şeye rağmen, bu cenaze, bize bir şeyler gösterdi, azımsanmayacak bir şeylere hâlâ sahip olduğumuzu gösterdi. Yazının devamını oku »





Hrant Dink: Kendi Aramızda Çözümden Başka Çözüm Yok

18 02 2007




Mihri Belli: Hrant’ın Saygıyla Uğurlanması Halkların Kardeşliğine Perçin, Manevi Dayanaklarımıza Dönüştür

11 02 2007

Yüzbinler ellerinde “Hepimiz Ermeniyiz”, “Hepimiz Hrant Dink’iz” dövizleriyle Hrant’ı, saygıyla uğurladı. Anlamı ne? Türkiye’de ilk kez Anadolu halklarının kardeşliğini perçinleyen, öngörülmemiş, kendiliğinden oluşan bir yığınsal eylem. Bunun ülkemizin geleceği üzerinde derin etkileri olacaktır. 22 Ocak 2007 öncesi Türkiye ile bu tarihten sonrasının Türkiyesi aynı Türkiye değildir artık. Bu tarihimizdeki en övgüye değer manevi dayanaklarımıza dönüştür. Hrant’la en son Pera Palas Oteli’nde benim de içinde bulunduğum bazı aydınların “Silahlar Sussun” çağrısı sırasında karşılaşmıştım. “Şu Ermeni meselesini başbaşa verip bir konuşalım” diye anlaşmıştık. Onun kendi ulusal kimliğine sahip çıkan ama aynı zamanda enternasyonalist ve yurtsever tavrını onaylıyordum ve bizlerin baş muhataplarımızdan biri olması gerektiğini düşünüyordum. Yazının devamını oku »





Hrant Dink’in Ermeni Konferansı’ndaki Konuşması: Su Çatlağını Bulur

2 02 2007




Sevim Belli Yazıyor: “Bir Bebekten Bir Katil Yaratan Karanlık” Kaderimiz Değildir

25 01 2007

Sevim BelliHalklar çok kez sağlıklı bir potansiyelle yüklüdürler. Çünkü her zaman ‘daha iyi bir yaşam’ özlemiyle ileriye dönüktürler. Sıradan halk insaniyetçidir, adildir, ırk, din, dil farkına o kadar da önem vermez, yeter ki kışkırtılmaya, kafası karıştırılmaya, değer yargılarıyla oynanmaya. Marifet bu potansiyeli etkinleştirmektir. Evet bir kez daha gördük ki büyük sözleri büyük kalabalıklar söyler ve de hiç bağırmasına gerek olmadan sözünü duyurur. Tek başınıza “hepimiz ermeniyiz” diye ortalıkta dolaşabilir misiniz? Dolaşsaniz ne olur? Öylerse, hepimiz “başka bir dünya mümkün” ve “bunu biz hep birlikte yaratacağız” demek üzere bir ağızdan konuşmayı öğrenelim! Ayrıntılarımız farklı olsa bile ortak şarkılarımızı söyleyelim!
Yazının devamını oku »





Taner Akçam Hrant Dink Cinayetine Yönelik Tepkileri Değerlendiriyor: Türklüğümün İsyanı

25 01 2007

Taner AkçamBiz bugün burada ‘Hepimiz Hrantız’, ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diye bağırarak dünyaya çok önemli bir mesaj veriyoruz. O katillin ve katillerin Türklük ve Türkiyelilikle alakası olmadığını söylüyoruz. Gerçek Türklüğün, Hrant’ın katiline katil demekten geçtiğini, gerçek Türklüğün, ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diye bağırmaktan geçtiğini söylüyoruz. Hrant’ın katiliyle Türklük ve Türkiyelilik arasına mesafe koyduğumuzu ilan ediyoruz. İşte bizim 1915’e ilişkin yapmamız gereken bu. Yazının devamını oku »





Haluk Şahin: Kalabalığın İçinden İzlenimler

24 01 2007

Haluk ŞahinYıllardır yazıyorduk, çiziyorduk, konuşuyorduk, karanlığa taşlar atıyorduk?.. O taşlara ne oluyordu? O taşlar birilerinin başına çarpıyor muydu? Birileri o taşları tutup başının üstüne koyuyor muydu?.. Kimlerdi onlar? Kaç kişiydik? Vücutlar olarak görmek istiyordum bunu. Bir araya gelmiş ve beraberiz diyen vücutlar… Meğer ne kadar çokmuşuz ve ne kadar birbirimizden farklıymışız! Hayır ‘bu şehir o eski İstanbul’ değildir artık. Bu şehir dün kimi bürokratlara ve siyasetçilere ders verdi. Onlara kötü bir haberim var: Bu şehirde (ve bu ülkede) demokrasi yükselen değerdir! Yazının devamını oku »